Get Out..

Ve bu filmle birlikte, en iyi film kategorisindeki adayları tamamlamış oldum. Tek net kararım da bu senenin gerçekten öyle müthiş yapımları ağırlamadığı şeklinde oldu. Çünkü Get Out filmi ile ilgili gerçekten tam olarak ne söylemem gerektiğini kestiremiyorum. Bir kere ilk gözüme çarpan detayı, ilk sahnesinden itibaren (aman yarabbi, bu arada, o nasıl bir açılış sahnesiydi!) itibariyle böyle bir platoda, film dekorunda çekildiği fazla göze batar bir hâlde geldi. Ve işin ilginci bunun bilerek böyle yapıldığı hissi uyandı. Yani aslında bir sinema sahnesi, bir tiyatro sahnesi gibi gösterilen olaylar; şöyle bir anlık bir durulduğunda ne yazık ki gerçekte yaşanıyor düşüncesini hemen akıllara vuruyor. Kısacası ‘nasıl ya bu filmlerde olur anca’ denen tüm o durumlar, teee ne zamandan beri ve hâlen ABD’de vuku buluyor! Bu durum da filmde bence bu şekilde anlatılma yoluna gidilmiş. Çok da iyi olmuş. Oldukça yaratıcı ve doğru olmuş. Çünkü inanılır gibi değil! Bu noktada orijinal senaryo adaylığını da hak ediyor, kanımca.
Filmin tüm genel havası hep bu şekilde ilerliyor ve insanı geriyor, sinir ediyor. Ha bir de diğer benim için ilginç bir detay, düğüm çözüldüğünde ortaya konan gizemi gerçekten hiç düşünememiştim. Hatta o hep söylenen ‘zencilerin damızlık niyetine kullanıldığı’ teorisine de çok uyan bir fikir olmuş. (Merak etmeyin spoiler vermedim ;) panik yok!) Ayrıca yapılanlar da bence hiç de öyle olmayacak şeyler değil. Beklenir vallahi onlardan. Çok utanç verici..
Son bölümde ise yaşananlar ve o bağlamda zenci kitlelere hissettirilmek istenenler tam anlamıyla, o meşhur ifadeyle, ‘katarsis’* şeklinde vuku buluyor, yine kanımca. Bu şekliyle de 10 yıl öncesinin (o dönemin Erasmus kitlesi arasında [ben dahil!] bayağı bir efsane olan) The Hostel filmini anımsatmadı değil. Orada da yapılanlara karşılık verilen finalle bizde de pek bir rahatlama olmuştu. Sonra da biz kendimizden utanmıştık, neden öyle hissettik diye! Doğruya doğru şimdi :)
Yalnız unutmadan, filme dair bir diğer detay da (benim adıma) sanki başka bir şeyler daha var filme dair, anlamam gereken, verilen ama benim anlamlandıramadığım bir alt metin, çekimlerle gizlenen bir diğer ana fikir var gibi geldi ama bulamadım bir türlü! Sonuçta en iyi film adayı 9 filmden biri olacak kadar tepeye çıkmış bir zenci filmi. Kesin bir şeyler daha var dedim durdum. Hâlen de öyle düşünüyorum ama nope! Bulamıyorum! Onu da demiş olayım :) Bulursanız bir haber edin bu garibe de emi.
Neyse efendim, bayağı garip ve irite senaryoya sahip, yine yeni yeniden bir zenci filmi, ırkçılık filmi, beyaz Amerikalı nefretinin neticeleri filmi izlemek isterseniz sizi sağdan salona alalım.
* TDK:
katarsis   Dgr. Yun. katarsis
Seyircinin acıma ve korku duygularıyla iç arınmaya, dolayısıyla duygusal adalete yönelmesi durumu. Aristoteles'in Poetika'sında kullandığı bir terimdir.
 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü  1983
katarsis   Alm. reinigung
[Yun. Katharsis - iç arınma] Seyircilerin olmayacak tutkularından arınmaları. Bu da ancak duyulan korku ve acıma duygusunun uyandırılması ile olabilir. Aristoteles'in "Poetica" adlı eserinde kullandığı bir terimdir. Dehşet ve acıma duygularının seyirciyi içsel bir arınmaya götürdüğünü önerir.
 BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü  1966 

Popular Posts